Sanırım bu blogu ne için açtığımı size bir örnekle göstermeliyim. Bilemiyorum. En iyi yazım değil. Ama yine de idare eder. =D
Gelmeyeceğinden fazlasıyla emin olmama rağmen. O kırmızı perenin arkasında seni görmeyi beklediğimi biliyorum. Kimseye soramıyorum gelip gelmediğini. Kimse gözlerimin içine bakmıyor. gelmedin mi sevgilim. Onlar için son hazırlıklar, benim için son umutlar. Perde yavaşça, kayarcasına açılıyor. Araya sızan ışıkla birlikte bende kalbimi aydınlatan ışığımı arıyorum. Gözlerimi yakan ışık değil, biliyorum. Bilmek kalbimi acıtıyor. Nefesim boğazıma oturuyor. Sana seslenmek istiyorum. Temmuz sıcağında üşüyorum.
If you go away, on this summers day
Then you might as well take the sun away
All the birds that flew in the summer sky
When our love was new and our hearts were high
When the day was young and the night was long
And the moon stood still for the night birds' song
If you go away, if you go away, if you go away
Eğer gidersen, eğer gerçekten gittiysen. Güneşimi de götürüyorsun. durduğum yerden kalbimi görebiliyorum. Üsüyor, hastalıklı bir mora dönüyor yavaşça. Özlüyorum seni. Şimdiden. İlk karşılaştığımız günleri. Aşkın güzel bir şey olduğu günlerimizi. Sana hala sarılabildiğim… Hiç değilse sesimi duyurabildiğim.
But if you stay, I'll make you a day
Like no day has been or will be again
We'll sail the sun, we'll ride on the rain
We'll talk to the trees and worship the wind
Then if you go, I'll understand
Leave me just enough love to hold in my hand
If you go away, if you go away, if you go away
Eğer kalırsan, beni sevmeye devam edersen eğer. Hiç değilse bir gün yaşatacağım sana. Uğruna kalbimi ayaklarının altına sereceğim. Güneşe dokunabileceğin bir gün. Ruhumu görebileceğin bir gün. Günü ve geceyi aynı anda yaşayabileceğin. Eğer buna rağmen yine gidersen, bana aşkından bir parça bırak. Ellerimin arasında tutabileceğim. Beni sadece o ısıtabilir. Eğer bunu istiyorsan. Eğer birazcık umursuyorsan.
If you go away, as I know you will
You must tell the world to stop turning till
You return again, if you ever do
For what good is love without loving you
Can I tell you now as you turn to go?
I'll be dying slowly till the next hello
If you go away, if you go away, if you go away
Eğer gidersen, ki yapacağını biliyorum. Dünyayı durduracak sözü söylemelisin. Beni öldürebilir. Ama hiç değilse bunu geçekten idrak edebilmem için yap bunu. Çünkü buna inanmak istemiyorum. Hazır gitmek için dönmüşken, söyleyeyim. Yüzünü tekrar görne kadar yavaş yavaş öleceğim. Evet sevgilim, eğer gidersen bana hoşçakal demelisin.
But if you stay I'll make you a night
Like no night has been or will be again
I'll sail on your smile; I'll ride on your touch
I'll talk to your eyes that I love so much
But if you go I won't cry
Though the good is gone from the word goodbye
If you go away, if you go away, if you go away
Ama eğer kalırsan, sana bir gece yaratacağım. Ömrün boyu arasan, bir benzerini bulamayacağın bir gece. Sadece sana dokunacağım, sadece senin için yaşayacağım, sadece senin için nefes alacğım, sadece ama sadece senin olacağım bir gece. Ama yine de gidersen, ağlamayacağım. Elinden her şeyi alınmış bir kadın nasıl ağlayabilir ki? Tüm duygularım sana akarken ve sen giderken… Herhangi bir şeyi nasıl hissedebilirim? Tüm güzellikleri bir kelimeyle sildiğini sanıyorsun benim için. Ruhumu söküp götürdüğünü anlayamayacak kadar mı tanımıyorsun beni.
If you go away as I know you must
There'll be nothing left in the world to trust
Just an empty room full of empty space
Like the empty look I see on your face
I'd have been the shadow of your dog
If I thought it might have kept me by your side
If you go away, if you go away, if you go away
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder