Nasıl hiç istifimi bozmadan devam edebiliyorum...
Kafamı çeviremiyorum, bir kelime edemiyorum.
Sanki hiç umrumda değilmiş gibi davranabiliyorum,
o etraftayken.
Yanımda, çok yakınımdayken...
İçimde; bir yerlerde bir şeylerin büzüştüğünü,
kırıldığını, paramparça olduğunu hissedebiliyorum.
Kendi gelip oturuyor, biliyor musunuz...
Ve sonra gidiyor.
Gelirken tek kelime etmediği gibi,
giderken de tek kelime konuşmuyor.
Benimle en azından.
Neden geldiğini anlayamıyorum.
Neden gittiğini anlayamadığım gibi.
Kendimle ilişkilendiremiyorum onu.
Ne de olsa konuşmuyor, değil mi...
Ona baktığı gibi bakmıyor,
konuşmuyor,
gülmüyor...
Ben...
Sanki umrumda değilmişçesine;
konuşmaya,
çalışmaya,
gülmeye,
şakalaşmaya devam ediyorum...
Çünkü başlarda o kadar uğraştım ki
gözlerimi üzerine dikip
onun gözlerinin rengini çözmeye uğraşmamak için,
konuştuğunda ya da güldüğünde
kafamı çevirmemek için,
tek kelime etmemek için...
Yanından bile geçmemek için hatta,
çünkü biliyordum!
Kendimi tutamazdım.
Ve şimdi...
O kadar şartladım ki kendimi
duygularımı açığa vurmamak için,
öylesine korktum ki hissettiklerimden...
Çünkü alışık değildim,
bilmiyordum çünkü...
Kendime bile itiraf edememiştim.
Ve şimdi...
Umarım ki gerçekten benim için değildir;
gelişleri, gidişleri...
Mutlu olmaması için bir neden olmaz o zaman.
Benim için, biraz geç çünkü...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder