26 Şubat 2011 Cumartesi

Güneş.

Seneca, "Yaşıyorsak, hala umut var demektir." demiş.

İçimden, "Hayır, tükenen umutlara karşı hayatta kalma savaşı verenler de var." demek geliyor ama tükenmedi dalha umutlarım. Sadece o kadar küçükler ki.

Gün içinde rutine giren şeyler olmaya başladı artık. Bicu'nun birası, pencereden sarkıp sigara içmeler... "E" saklamış mı paketi, ne yapmış; aranıyorum aranıyorum yok. Korkuyor Mr. DG bulur ya da biri anlar da ona söyler diye. Bulur bulmaz yakacağım bir tane, nezleyim gerçi. İyce ağzım burnum akmaya başladı. Uykuluyum da, sigarayı bulamazsam duşumu alır yatarım hazır o yokken.

Anlatacak bir şeyim yok aslında, vakit kaybı buralarda dolaşmak. Evimi özledim. Ve bedensel olarak değil, ruhum da kendi evini özledi. Bütün duygularım havada süzülüyor ve omuzlarıma baskı yapıyor. Sahibine ulaşmak için çabalayan duygular.

Güneşin ışıkları yeterince aydınlatmıyor artık.

Dünya üzerinde bir güneş, her sabah doğan... Ama çok uzak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Search