10 Nisan 2010 Cumartesi

Carlos Gardel - La Cumparsita

Tüm mutsuzluğumu geride bırakmaya uğraşıyorum şimdilerde. Ne yazıktır ki kanıma işlemeye başlamış şu son günlerde. Onu söküp atabilmek için daha kuvvetli duygulara ihtiyacı var insanın. Gerçekten insan olan bir insanla iki çift laf etmeyeli baya bir oldu. Konuşmasını unuttum. Öyle ki hitabet bozuklukları yaşıyorum. Teşekkür etmeyi, özür dilemeyi falan da unutmuşum. Tek başınıza da oturup savaşamıyorsunuz kendinizle. İki parça kapışıyorsa örneğin içinizde, birinden birine arka çıkacak bir başkasına ihtiyacınız var. Biz?! Birkaç kişiyiz tek bedende. Fazlasıyla iyi dostuz biz. Narsistlik değil bu. Birbirimizi seviyoruz biz, kendimizi değil. Aslında hem kendimizi, hem birbirimizi seviyoruz. Bir de bir başkası sevebilse hepimizi birden... Göreceksiniz, tek kişinin adanmışlığı olmayacak benimkisi. Bir gün görecek birisi. Bir çift gözden çıkan yüzlerce ışığa kendi gözlerini dikebilecek birisi. Her sabah farklı bir yönden doğacak güneş, her gece farklı olacak ayın rengi. Depresif bir hal değil bu, mutsuz da değilim aslında... Sadece boşluk. Bir şeyler hissetmeye ihtiyacım var, koyamadım ismini. Konuşmayı, kendimi anlatmayı bana tekrar öğretecek birisine ihtiyacım var. Küçük bir çocuk oldum tekrardan, büyümeye ihtiyacım var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Search