Evanescene - Hello
Keşke tedavi edilebilir bir hastalık olsaydı. Öldürmüyor sizi, süründürmüyor. Ama öyle ki ömrünüz boyunca sizinle geliyor. Bazıları onu büyük bir hediye, Tanrı vergisi olarak tanımlandırıyor. Beni yanlız kılıyor ve sizi. Duyduğum, izlediğim, okuduğum ve yazdığım her şey kafamın içinde devam ediyor. Ruhları dışarı çıkmak için beyin duvarlarımı zorluyor, kişilikleri benimkini zehirliyor, melodiler kulak zarlarımı tırmalıyor... Siz, kendini zavallı sananlar, neyle kutsandığınızın farkında değilsiniz. Unutuyorsunuz, unutabiliyorsunuz. Dinledikleriniz, anlamaya çalıştıklarınız etrafınızdakilerle sınırlı. Kaçınız kendisiyle konuşarak saatlerini geçirebilir? Kaçınız bir stadyumda hayal kurabilir veya kaçınız bir konserde bambaşka bir şarkıyı mırıldanabilir. Ve hanginiz yıllar önce izlediği filmin bir anda aklına gelen konusundan esinlenerek yazabilir? Hanginiz bunu güzel bulabilir? Bu sözde yeteneğe sahip olmak isteyenler çıkaracağı patırtıyı göze alabilir mi? Ne ile karşılaşacağınızı bilmeden evet diyebilir misiniz? Bir koku kırıntısı, kalabalıktan sıyrılıp kulaklarınıza ulaşan tek bir cümle, bir enstantane, bir saniyelik boşluk beyninizin içinde ne kadar derine inebilir? Dostlarım. Düşüncelerin kurduğu kalkan savaşlarda kullanılabilinseydi, inanın bana, dünyanın sonu gelirdi. Elmas gibi; sert, keskin, şeffaf, ender. Ve öylesine saklıyor ki sizi, kimse farkınıza varmıyor. Orada olup olmamanız hiç bir şeyi değiştirmiyor. Hiç biri için doğru kişi değilsiniz, kendinizden başka. Böyle hissettiriyor. Çünkü onunla vakit geçirmenizin tek yolu bu. Merhaba, ben senim. Biraz sohbet edebilir miyiz?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder