"Akıl ne bildiğinle değil, karşındakinin senin anlattığından ne anladığıyla ölçülür."
Bu cümleyi yaptığım bir yorumda kullandım. Bana ait değil. Ben de bir yerde okumuştum aslında. Çok severim bu cümleyi. Çünkü bana beni hatırlatır, ve bir bakıma yalnızlığımın temelidir. Daha önce çok söyledim bunu ben. Bazen yaşımın üzerinde bir olgunlukta davranabiliyorum. Bazen bunu olması gerekenden sık yapıyorum. İşte öyle zamanlarda, merak ediyorum. Ben mi kendimi anlatamıyorum, yoksa karşımdaki mi beni anlamıyor diye. Öyle yada böyle. Beni çoğunlukla yanlız kılan anlaşılamamak oldu. Yanlış anlamayın, ergen triplerinde değilim bu sefer. Son zamanlarda çok giriyor da olsam o triplere, yok, bu sefer değil. Okuduğum kitapları, izlediğim filmleri, sınıftaki gıcık sarışın kızı dinleyebilecek birisini istiyorum kendi yaşımda. Hiç üstümden atamadığım üç yaş inadımı ve çocuk hallerimi anlayışla karşılayabilecek birisini. Çünkü ben konuştuğum her insana bu toleransı gösterebiliyorum. Babamla yaptığım sohbetin bir benzerini arıyorum. Ama herkes 14 yılda, 45. basamağa erişemiyor. Keske ben de erişmeseydim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder