Babam. Ve ben.
Babası tarafından küçücük yaşta terk edilmiş benim babam.
Yaşam savaşı vermiş. Benim ise her zaman en iyisine sahip olmam için,
elinden geleni ardına koymadı. Hala da koymaz.
İyimser bir adamdır. Beni de öyle yaptı. Çok benzerim babama.
Sanatçı ruhludur babam. İçinden gelenleri dışına dökemedi mi sinirlenir.
Çekilmez, tuhaf bir adam olur. Ben de öyle olurum. Anlarız birbirimizi.
Kızamayız hiç kimseye, hayır diyemeyiz. Hep kendimize kızarız.
Sevdiğimiz birinin başına bir şeyler geldi mi üzülürüz.
Ama bir yandan da kendimize kızarız yine. Koruyamadığımıza yanarız.
Çok dinleriz, çok okuruz, çok yazarız... Çok biliriz, lanet olsun ki.
Küçücüktüm ben, "Babam da babam!" diye tuttururdum.
Kocaman oldum. Oldum mu sahiden?
Yok ulan. Küçüğüm daha ben.
Ama bir gün, her şeyime katlanan bu adamın hakkını vereceğim.
Her şeyimi bilen, her şeyi bilen bu adam. O benim babam.
Dünyanın en iyi babası. Dünyanın en iyi kocası.
Dünyanın en iyi adamı.
Ve benim için, her zaman öyle olacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder