9 Eylül 2010 Perşembe

*** Bayramlar!!

Ruh bayramları sevmiyor.
Bayramları ben de sevmiyorum.
Babam ailesi tarafından pek sevilmezdi.
Annem kendi anne-babasını genç yaşta kaybetmişti.
Kapıyı çalan mahalleli çocuklara şeker dağıtmaktan başka bi anlamı yoktu bayramın.

Şu anda, ben bunları yazarken, içeriden Seval Hanım'ın ve Şevval Hanım'ın sesleri geliyor.
Öyle bir gülüyorlar ki... Kaçıracaklar beni.
Seval Hanım babamın eşi, Şevval Hanım da ablası olmakta.
Beni sevmezler. Trajikomik bir olay aslında.
20 yaşımdayım ve babam tarafından odama gönderiliyorum.
Abim doğal olarak gelmedi.

Kaçıracaklar lafını öylesine söylemedim.
Şimdi Ruh'un evine gideceğim.
Hiç değilmse orda çikolata yiyebilirim.
İki Anti-Bayram hatun, geçiniriz kendimizce...

Ama Nuray Abla yine kızar bize koltukları bozuyoruz diye.
Razıyım ona, istediği kadar kızsın bana.

Edit: Şu "Bitirene Çukulata" yazısı da tam konsepte uygun canım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Search