Babişkoyla bir araya geldiğimizde her şeyin üstesinden gelebileceğimizi unutmuşum. Erzincana, ninemin mezarına bir yolculuk ve yeniden eskisi gibiyiz. Hatta 20 senedir -üniversiteden beri- gitmediği Erzurum'a da gittik. Bir de şu sıcaklara dayanabilen bir bünyem olsa süper olacaktı. Sevmiyorum işte sıcakları.
Asıl İstanbula döndükten sonra başıma geldi her şey. Babişko beni iskelede bıraktı; o adaya döndü ben Mel'le okula gittim. Kitap alacağız; özel ya, satın almak gerekiyor. Kitabevinden gelen adamdan nefret ediyorum. Geçen sene de o adam satıyordu kitapları. İğrenç herif, gece uyurken evinde basıp muhtelif yerlerini kesesim var. Biz kapıdan çıkarken Mel'in kıçını seyrettiğine bahse girebilirim. Ne diyorum ben yahu?! Bahse falan gerek yok, bakıyordu bariz. Pezevenk herif; 370 lira bayıldım zaten o kitaplara, bir de o bozdu moralimi.
Eve dönerken Mel dikkatimi saçlarımın fönlenmediği zaman karmakarışık olup "I just had sex." biçimine girdiğine çekti. O saç nasıl oluyor bilmiyorum ama kestirmenin zamanı gelmiş galiba.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder